Mağara Haritası Çizmek
MağaraWiki sitesinden
Bu yazıda temel olarak toplanan ham verilerin değerlendirilmesi ve harita biçiminde kâğıda geçirilmesi için uygulanan yöntemler üzerinde duracağız. Mağaracılık uğraşının vazgeçilmez bir parçası olarak kabul edilen harita çalışmalarında uygulanabilecek belirli yöntemlerin sunulduğu bu yazımızda, en azından harita çizimini öğrenmek isteyen mağara sporcuları için bir temel oluşturmayı amaç edindik. Şurası doğaldır ki mağara haritalarının mümkün olan en yüksek hassaslık derecesi ile çizilebilmesi, ancak bizim bu yazımızda sunulan yöntemlerin bireysel çabalarla geliştirilmesi ve mağaracılık uğraşına gönül vermiş sporcu ve araştırmacılar arasında edinilen bilgi ve deneyimlerin karşılıklı olarak aktarılmasını sağlayacak yapıcı bir tartışma ortamının yaratılması halinde mümkün olabilecektir.
Konu başlıkları |
Verilerin Değerlendirilmesi
| ||||||||||||||||||||
Mağarada yapılan ölçümler sonunda elde edilen ham verilerin bir harita olarak değerlendirilmesi için atılacak ilk adım kuşkusuz Plan, Kesit, Açık Kesit ve Galeri Kesitleri gibi değişik çizim yöntemleri arasında, çizilecek mağaranın fizikî özellikleri ve araştırmacının amaçları da göz önünde bulundurulmak suretiyle bir seçim yapmaktır. Bu her şeyden önce bir sonraki adım, yani seçilen yöntemin (ya da yöntemlerin) özelliklerine uygun olarak veriler üzerinde gerekli hesaplamaların yapılması surecinde gereksiz zaman kayıplarından kaçınılması bakımından gereklidir.
Bundan bir sonraki adımda ise karar verilecek şey haritanın hangi ölçekte çizileceğidir. Ölçek saptaması sürecinde doğal olarak öncelikle haritayı çizen kişinin bireysel tercihleri söz konusu ise de bu aşamada karar, mağaranın büyüklüğü, fiziki özellikleri, verilerin toplanmasında gösterilen özen ve belki de en önemlisi seçilecek ölçeğin mağaranın sunusuna uygunluğu vb. gibi faktörlerin de göz önünde bulundurulması ile verilmelidir. Ayrıca ölçek seçilirken, sonuçta ortaya çıkacak haritanın basım ve dağıtım kolaylıkları da göz önünde bulundurulmalı ve harita uluslararası kâğıt ölçüleri standartlarına uygun büyüklükte bir tabakaya çizilmelidir. Ölçek seçiminden sonra ise sıra araştırmacının elindeki işlenmiş verilen çizim olarak kâğıda dökmesine gelmektedir ki bu noktada ön plana çıkan şey, araştırmacının harita bilgisinin yanı sıra kişisel deneyimleri olmaktadır.
Her ne kadar yukarıda adı geçen dört temel çizim yöntemi içinde en yaygın biçimde kullanılanı Plan ise de, çoğu kez bu teknik mağara gibi üç boyutlu bir coğrafi oluşumun ayrıntılı sunusu için tek başına yeterli olmamaktadır. Bundan ötürü okuyucuya mağaranın belirli noktalarındaki yüksekliğini, galerilerin dikine görüntüsünü ve en önemlisi mağara içindeki iniş - çıkışlar gibi önemli değişimleri göstermesi beklenen yetkin bir mağara haritasında çoğu zaman plan görünüşünün yanı sıra diğer tekniklerden bir ya da birkaçının birlikte kullanılması gerekli olmaktadır. Her şeyden önce şurası unutulmamalıdır ki yukarıda adı geçen teknikler arasında Kesit ve Açık Kesit dışında hiçbirisi birbirinin alternatifi değildir ve her teknik tek başına ancak sınırlı bir anlatım gücüne sahiptir. Diğer bir deyişle her çizim tekniği mağara sunusu için diğerlerinin sahip olmadığı bazı avantajlara sahiptir ve bize diğer tekniklerle çizilmiş haritalardan edinilmesi mümkün olmayan bilgileri sunar. Bu bakımdan bir mağara araştırmacısı her çizim tekniğini en az bir diğeri kadar iyi bilmeli ve bunları gerektiğinde kullanabilmelidir.
Plan (Plan)
Plan kısaca bir mağaranın üstten yatay düzleme dik olarak bakıldığında ortaya çıkan görüntüsü, yani mağaranın yatay düzleme izdüşümü alarak tanımlanabilir. Bu tekniğin en önemli avantajı mağaranın gelişme yönünü göstermesi ve çok daha büyük ölçekli olarak çizilmiş olsa dahi aynı teknik kullanılarak hazırlanan coğrafi haritalarla birlikte kullanılabilmesidir. Diğer taraftan bu teknik mağaradaki gerçek uzunlukların izdüşümüne göre hazırlandığından doğal olarak mağaradaki yükseklik farklılıklarını göstermemekte ve bize mağaranın gerçek uzunluğunu vermemektedir.
Plan çiziminde ilk adım mağaranın başlangıç noktasında bulunan (0) numaralı istasyondan başlayarak kâğıt üzerinde bütün istasyon noktalarını işaretlemek ve bunları birbirine bağlayarak mağaranın “ortahat”tını oluşturmaktır. Bu işlem için burada üzerinde durulması gereken iki temel nokta:
1) Her bir sonraki istasyon yeri, kendinden önce gelen istasyon noktasından kuzeye göre yaptığı açı (yani pusula açısı) dikkate alınarak işaretlenir (Şekil 1);
2) İki istasyon arasında eğim söz konusu ise çizimde kullanılacak uzunluk, mağarada ölçülen gerçek uzunluğun izdüşümünü bulmak üzere yapılacak çevrimle saptanacak uzunluk olmalıdır (Şekil 2) Bunun için kullanılacak formül:
Orta hat bu şekilde oluşturulduktan sonra sıra her istasyon noktasındaki genişlik ölçümünü ölçeğe uygun olarak kâğıt üzerinde belirlemeye ve ortaya çıkan bu noktaları birleştirerek mağara duvarlarını çizmeye gelmektedir. Ancak burada mağarada gerekli ölçümlerin alınması sürecinden başlayarak çizimcinin karşısına kadar gelen önemli bir sorun, galeri genişliklerinin mağaranın hangi seviyesinden alınarak plana aksettirileceği olmaktadır. Bu sorunun çözümü için geçmiş yıllarda mağara galerilerinin değişik yüksekliklerindeki genişliğini plan üzerinde belirtmek üzere geliştirilmiş bazı karmaşık teknikler bulunmakla birlikte, bunlar planda kalabalık bir görüntü yaratması ve dolayısıyla planın okunmasını güçleştirmesi nedeniyle artık günümüzde kullanılmamaktadırlar. Bu eski ve karmaşık yöntemler yerine artık günümüzde kabul edilen genel prensip galerilerin genişlik ölçülerinin ölçümü yapan kişinin göz hizasından alınması ve planda sadece bu genişliğin veri olarak kullanılmasıdır. Ancak galerinin taban seviyesindeki genişliği ile göz hizasındaki genişliğinin birbirinden çok farklı olması ve yerde derin çatlaklar, büyük çukurlar, göçükler vb. gibi bazı önemli unsurlar bulunması halinde bunlar, planda görüntüyü karıştırmayacak biçimde ince çizgilerle belirtilmelidir.
Mağara duvarlarının çizimi için gereken genişlik ölçümlerinin alınması ile ilgili olarak üzerinde durulması gereken diğer bir nokta da, bu genişlik ölçümlerinin istasyonları kendilerinden önceki ve sonraki istasyonlara bağlayan orta hat çizgilerinin açıortayları üzerinde alınması zorunluluğudur. Bu kural harita çizimi sırasında galeri genişliklerinin işaretlenmesi işlemi için de geçerlidir ve her şeyden önce haritayı çizen kişinin galeride genişlik ölçümünün hangi noktalardan yapıldığını bilmesi bakımından gereklidir (Şekil 3).
Daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi plan çiziminde galerideki eğim arttıkça kâğıt üzerinde gösterilen uzunluk azalmakta ve bu durun 90°’lik bir iniş veya çıkışta plan üzerinde uzunluk gösterilmemesi haline kadar devam etmektedir. Bu gibi durumlarda iniş veya çıkış galeriyi dikine kesen bir çizgi sembolle belirtilmeli ve bunun yanına yükseklik farkının metresi (+) veya (-) olarak yazılmalıdır (bkz. Mağara Haritalarında Kullanılan Semboller).
Her ne kadar bu ve buna benzer bazı sembolik anlatımlar planın ifade gücünü bir dereceye kadar arttırabilse de, özellikle obruk ve düden gibi düşey doğrultuda gelişim gösteren mağara türlerinde plan görünüşü mağaranın yetkin bir sunusu için yetersiz kalmakta ve bu nedenle çoğu kez mağara araştırmacıları tarafından tercih edilmemektedir. Planın mağara sunusu için yetersiz kaldığı diğer bir durum da, mağaranın büyük bir kısmının dikey olarak mağaranın başka bir bölümünün üzerinde kalmasıdır. Bu her iki durumda da temel olarak haritacının (ve doğal ki haritayı okuyan kişinin) en büyük yardımcısı, kesit görünüşü olmaktadır.
Kesit (Projected Elevation)
Kesit prensip olarak plana benzemekle birlikte bu kez mağaraya bakış yönü yatay düzleme dik olarak tepeden değil, sunu için elverişli olacak şekilde seçilen bir düşey düzleme dik olarak yandandır. Diğer bir deyişle kesitte mağara planda olduğu gibi yatar bir düzlemde değil, düşey bir düzlemde görüntülenmektedir. Burada düşey düzlemin planı hangi noktalardan keseceği de, mağaranın gelişme yönü ve yaptığı dönüşler göz önünde bulundurularak çizimi yapan kişi tarafından seçilmektedir.
Bir mağaranın kesit sunusunun sağladığı en önemli avantaj, bu tekniğin mağara içindeki galeri eğimleri ile iniş-çıkış gibi önemli yüzey değişikliklerini ve her noktada tavan yüksekliğini göstermesidir. Ancak kesit mağaranın bir düşey düzlemdeki projeksiyonu, yani izdüşüm görüntüsü olduğundan bu teknik, mağaraya bakış yönü iki istasyon arasındaki orta hatta dik olmadığı, yani diğer bir deyişle galeri seçilen düzleme paralel uzanmadığı sürece bize mağaradaki gerçek uzunluğu vermeyecektir. Nitekim orta hattın yönü bakış yönüne paralel olduğu zaman kesitte bu iki nokta arasındaki uzunluk sıfıra inmektedir (bkz. Şekil 4). Kesitte bu durumla ilgili olarak ortaya çıkan diğer bir sorun da, izdüşüm uzunluğunun kısalmasıyla birlikte iki nokta arasındaki eğimin (şayet varsa) gittikçe dikleşiyor gibi görünmesidir. Bu iki önemli sakınca, yani kesitin ideal koşular haricinde hem gerçek uzunluğu, hem de gerçek eğimi göstermemesi, mağara haritasının çiziminde çoğunlukla Açık Kesit tekniğinin tercih edilmesine yol açmaktadır. Ancak mağaradaki galeriler arası ilişkiyi en doğru biçimde açıklayabilen bir teknik olarak kesit, gene de geniş bir kullanım sahasına sahiptir.Kesit çizimine başlarken karar verilecek ilk nokta, yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi mağaranın projeksiyonunun (yansıtımının) yapılacağı düşey düzlemin yönüdür. Bunun için zaman zaman birtakım pratik kolaylıklar sağladığı için doğrudan doğruya Kuzey-Güney ya da Doğu-Batı düzlemleri seçilmekte ise de, kesitte en sağlıklı sonucun mağaranın büyük kısmının gelişme yönüne paralel bir düzlem seçmekle alınabileceği unutulmamalıdır. Bu seçim yapıldıktan sonra planda belirlenen istasyon noktalarının bu düzleme dik çıkmalar yapmak suretiyle kesitteki konumları tespit edilmeli ve istasyonlar arasındaki yükseklik farkları hesaplanarak (0) noktasından başlamak üzere mağara boyunca bütün noktalar işaretlenmelidir. Bu işlem yapılırken iki ölçüm noktası arasındaki yükseklik farkını bulmak için kullanılacak formül:
Bu formülde U’ iki istasyon arasındaki yükseklik farkını, U bu iki nokta arasındaki gerçek uzunluğu, (α) ise eğimi göstermektedir.
Bütün istasyon noktaları bu şekilde işaretlendikten sonra sıra her noktadaki tavan yüksekliğinin işaretlenmesine ve ortaya çıkan bütün bu noktaların birleştirilerek mağaranın taban ve tavan çizgilerinin oluşturulmasına gelmektedir. Ancak bu işlem sırasında istasyonların aslında ölçümü yapan kişinin göz hizasında kurulduğu unutulmamalı ve bunlar mağara tabanından uygun bir yüksekliğe yerleştirilmelidir (bkz. Şekil 5).
Kesit çiziminde sık sık karşılaşılan ve çizimciyi zor durumda bırakabilen bir durum, mağaranın iki ya da daha fazla galerisinin seçilen düşey düzlemden bakıldığında birbirinin arkasında kalması halinde ortaya çıkmaktadır. Bu durumda yapılacak şey, bakış yönüne göre arkada kalan kısım veya kısımları kesik çizgiler kullanmak suretiyle ön planda kalan galerilerden ayırmak ve bunların birbirleriyle olan bağlantılarını uygun bir biçimde kurmaktır (bkz. Şekil 5).
Açık Kesit (Extended Elevation)
Genel olarak mağara hakkında oldukça yetkin bir bilgi sağlayabilen ve çizimi diğerlerine bakarak daha rahat bir teknik olan Açık Kesit, günümüzde özelikle düşey yönde gelişim gösteren mağaraların haritalandırılması için yaygın biçimde kullanılmaktadır. Bu teknikte de mağara kesitte olduğu gibi düşey bir düzlemde ifade edilmekte, ancak bu kez projeksiyon (yansıtım) görüntüsü değil, mağaranın bu düzlem boyunca ‘açıldığında’, yani diğer bir deyişle mağaranın bütün dönüş ve kıvrımlarının açılarak bu düzlem üzerine ortaya çıkan görüntüsü kullanılmaktadır. Buna bağlı olarak Açık Kesit’te, mağaranın izdüşüm görüntüsüne göre çizilen kesitte olduğu gibi bakış yönünün galeri orta—hattı ile yaptığı açıya bağlı olarak uzunluk ve eğimlerde meydana gelen bozulmalar görülmemektedir. Yani bu teknikle çizilen bir haritanın herhangi iki noktası arasındaki uzunluk ve eğim, mağarada ölçülen gerçek uzunluk ve eğimle aynı olmaktadır. Bunun sağladığı en önemli avantaj haritanın mağaradaki yükseklik farklılıklarını aynen aktarması ve okuyucuya galerilerin uzunluğu hakkında doğru bilgi vermesidir. Açık Kesit çiziminin diğer önemli bir avantajı da, bunun mağaradaki gerçek uzunluk ve eğim ölçümlerine göre çizilmesinin doğal bir sonucu olarak plan çizimindeki istasyon noktalarının referansına gerek kalmaksızın bağımsız olarak tek başına çizilebilmesidir. Nitekim bu teknikte, başlangıçtan itibaren aralarındaki yükseklik farklarının ayrıca hesaplanmasına gerek kalmaksızın bütün istasyon noktaları gerçek eğim ve uzunluk ölçümleri kullanılarak tespit edilebilmektedir. Diğer taraftan Açık Kesit, kesitin aksine galerilerdeki yön değişikliklerine karşı hassas olmadığından galeriler arasındaki gerçek ilişkiyi yansıtmamakta ve galerinin kollara ayrılması halinde çizimde kopukluklara neden olmaktadır (bkz. Şekil 5).Galeri Kesitleri (Cross-Sections)
Bir galeri kesitini kısaca bir mağara galerisinin orta-hat çizgisine dik olarak çizilen portresi, yani galerinin orta—hatta dik olarak kesildiğinde ortaya çıkan görüntüsü olarak tanımlayabiliriz. Bu tür bir görüntü, mağaranın çeşitli noktalarında galerilerin gerçek biçimini vermesi bakımından Plan ve Kesit görünüşlerini tamamlar niteliktedir ve bundan ötürü yetkin bir mağara haritasında bulunması gereken üçüncü önemli elemandır. Galeri kesitleri galeri biçiminde meydana gelen her önemli değişiklikten sonra kullanılmalı ve kesitin çizildiği nokta bakış yönü ve numarası da belirtilerek plan üzerinde işaretlenmelidir (bkz. Şekil 5 ve Mağara Haritalarında Kullanılan Semboller).
İyi Bir Mağara Haritası Neleri Anlatmalı?
Bir mağara haritasında kullanılabilecek bütün teknikler (Plan, Kesit, Açık Kesit, Galeri Kesitleri) sağladıkları bazı avantajların yanı sıra bazı eksiklikleri de içermektedirler. Bu eksiklerin giderilebilmesi ise ancak çizimcinin tek bir teknikle yetinmeyerek iki ya da daha fazla tekniği bir arada kullanmasıyla mümkün olabilmektedir. Ancak bu noktada aklımıza hemen şu soru geliyor: Bütün bu tekniklerin en iyi şekilde kullanılması, bir mağaranın mükemmel bir biçimde ifade edilebilmesi için yeterli midir? Bu soruyu yanıtlayabilmek için ikinci bir soru daha sormak zorundayız:
Bir mağaracı, daha önce gitmemiş olduğu bir mağarayı tanımak için diğer bir kişi tarafından hazırlanan haritaya bakarken neleri görmek ister?
Burada haritaya bakan mağaracı yerine kendimizi koyduğumuzda aklımıza şu noktalar geliyor:
- Öncelikle mağaranın büyüklüğü (burada genel olarak mağaranın boyutları kastedilmektedir),
- Mağaranın genel coğrafyası (bu noktada özellikle iniş ve çıkışlar ile bunların metre değerleri önem kazanıyor),
- Mağaranın su taşıyıp taşımadığı, taşıyorsa bunların türleri (yani göl mü, nehir mi, birikinti mi),
- Mağara içinde özellikle dikkatli olunması gereken yerlerin var olup olmadığı, varsa bunların ne gibi tehlikeler teşkil ettiği (örneğin çukurlar, göçükler, baca çıkışları, vs.),
- Mağaranın herhangi bir doğal güzellik (veya güzellikler) içerip içermediği, içeriyorsa bunların ne olduğu (sarkıt, dikit ve sütunlar, travertenler, değişik türde oluşumlar, vs.).
Sembollerle ifade gücü arttırılan bir mağara haritası başka ne gibi unsurları içermelidir? Bu sorunun yanıtı ise sanırız şu üç noktada saklı:
1) Haritanın çiziminde çizimi yapan kişi kullanacağı ölçeği saptamada serbest olduğuna ve mağaranın gerçek büyüklüğünün anlaşılabilmesi bu ölçeğin okur tarafından bilinmesine bağlı olduğuna göre, çizimde kullanılan ölçek (veya her teknik için farklı bir ölçek kullanılması halinde ölçekler) harita üzerinde mutlaka belirtilmiş olmalıdır. Haritaların fotokopi benzeri kopyalama araçlarıyla çoğaltılabileceği ve bu çoğaltma işlemi sırasında küçük de olsa mutlaka boyut değişikliği yaşanacağı düşünüldüğünde, kesir ölçek yerine çizgi ölçek tercih edilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.
2) Mağaranın gelişme yönünün anlaşılabilmesi için plan üzerinde kuzey yönü belirlenmiş olmalıdır. Bunun için iki tür kuzey de kullanılabilir:
Gerçek Kuzey, isminden de anlaşılabileceği gibi coğrafi kuzeyin gersek yönü doğrultusundadır.
Magnetig Kuzey ise ölçümde kullanılan pusulanın gösterdiği kuzeydir ve bu gerek diğer bir pusulada görünen kuzeyden, gerekse Gerçek Kuzey’den küçük de olsa sapmalar yapabilir. Bunun için de kesinliği en az olan kuzeydir. Çoğu zaman ne yazık ki uygulanmamakla birlikte harita çiziminde izlenmesi gereken yöntem, harita üzerinde belirlenen kuzeyin Gerçek Kuzey mi, yoksa Magnetig Kuzey mi olduğunun belirtilmesidir. Bu iki tür kuzey arasındaki farklılık çoğu zaman önemli bir sapmaya neden olabilecek kadar büyük olmasa bile, haritanın çok hassasiyet gerektiren işlerde de kullanılabileceği düşünülerek bu konuda titiz davranılması gereklidir.
3) Her ne kadar yeni bulunan bir mağara hakkında ayrıntılı bir rapor hazırlamak artık günümüzde alışılmış bir şey haline gelmiş olsa bile, bu raporun haritayı gören bir kişi tarafından edinilmesinin her zaman mümkün olamayabileceği ihtimali göz önüne alınarak harita üzerinde mağara ve onun çizim süreci hakkında özet bir bilgi verilmelidir. Bu bilgi şunları içermelidir:
- Mağaranın ismi,
- Mağaranın bulunduğu köy (veya mahal), kasaba ve şehir,
- Mağaranın koordinatları (Malum kaygılardan yüzünden yayınlanacak haritalarda koordinatlar karalanabilir, yalnız bu koorinatlar kulübe/derneğe gelen makul talepler karşılığında paylaşılmalıdır)
- Mağaranın derinliği ve toplam uzunluğu,
- Ölçümü yapan kişilerin ve kuruluşun isimleri, ölçüm tarihi,
- Çizimin (veya çizimlerin) Plan mı, Kesit mi, Açık Kesit mi olduğu,
- Çizimin hassaslık derecesi,
- Çizimi yapan kişinin (veya kişilerin) ismi.
Örnek Mağara Haritaları
| Örnek Açık Kesit | Örnek Plan ve Galeri Kesitleri |
|---|---|
| | |
İç Bağlantılar
- Mağara'da Ölçüm Almak
- Mağara Haritalarında Kullanılan Semboller
- Mağara Haritası Çiziminde Bilgisayar Kullanımı
Dış Bağlantılar
Kaynaklar
- Altun, M., Mağaralarda Harita Çalışmaları 2, BÜMAK Delta 2, sy. 19-29, İstanbul 1986
- Atalay, E. Ö., Mağara Haritacılığı, Yayınlanmamış Rapor, BÜMAK.
- Ellis, B. M., Surveying Caves. Bridgewater: BCRA Publication, 1976.
- Ellis, B., “Cave Surveys” içinde The Science of Speleology, ed. T.D. Ford and C.H.D Cullingford.
- London. Academic Press, 1976.
- ISO 22414:2004 - Paper - Cut-size office paper - Measurement of edge quality
- Judson, D., “Cave Surveying for Expeditions” Geographical Journal, 14 (1974).
