Karst Oluşumları ve Terimleri

MağaraWiki sitesinden

Git ve: kullan, ara

Karst şekilleri, adını Trieste’nin hemen doğusundaki dar sahalı bir plato olan “Carso”dan alır. Karst terimi, kalkerin (kireçtaşı) erimesi ve yüzeysel akarsuların yeraltına sızması sonucu oluşan şekillerin genel adı olarak kullanılan bir jeomorfoloji terimidir.

Karst platolarının yüzeyinde genelde toprak ya da bitki yoktur. Kalkerin erimesiyle ortaya çıkan alüvyonlar, sızan sularla birlikte deliklerden ve çatlaklardan aşağı akar. Bu tür platolara çıplak karst adı verilir. Bu yöreler, çoraklığı nedeniyle genelde az nüfuslanmıştır. Buna karşılık toprak tabakası ve bitkilerle örtülü karst sahaları da vardır. Bunlara örtülü ya da kapalı karst adı verilir. Karst yöreleri mağara oluşumu için en elverişli şartları sağlarlar ve bu yüzden de speleoloji bilimi açısından çok önemli bir yer teşkil ederler.

Konu başlıkları

Bazı Karstik Oluşumlar ve Şekiller

Lapyeler

Özellikle çıplak karst sahalarında kaya yüzeylerinin bazı küçüklü büyüklü pürüzlere sahip olduğu görülür. Kalker yapılı kayanın bazı kısımlarının daha fazla erimesi sonucunda meydana gelen oluk şekilli çukurluklarla bunlar arasındaki genellikle keskin görünüşlü sırtçıklardan oluşan bu mikro-topoğrafya şekillerine lapye denir.

Dolinler

Karst platosu yüzeyi içinde birçok şekil gömülüdür. Bunların bir kısmı zaman zaman su geçiren kuru vadiler, hep kuru olan ölü vadiler, her taraftan çevrili olan kör vadiler ve su çıkaran tarafı genellikle dik ve eğimlerle çevrili olan çıkmaz vadilerdir. Bunlardan başka topoğrafya sathı üzerinde çeşitli şekil ve ölçülerdeki çöküntüler yerleşmiştir. Bunlardan oransal olarak küçük olanlarına dolin adı verilir. Ülkemizde bu şekillerin yerel adları tava, kokurdan ya da kayak’tır.

Obruk

Karst topoğrafyasının çok karakteristik şekillerinden birini de bir baca veya kuyu görüntüsü veren çukurluklar oluşturur. Bu karakterdeki karst çukurlarına obruk adı verilir. Obruklar bir bakıma çökme sonucu oluşan dolinlere de benzerler ve onlar gibi genellikle geniş bir yeraltı mağara sistemine bağlanırlar. Bu durumda birçok obruğun oluşumunda erime süreçleriyle birlikte çökmelerin de etkili olduğu açıktır.

Uvala ve Polyeler

Karstik bir sahada oluşan dolinler zamanla genişler ve derinleşirler. Bu arada özellikle vadi tabanında yer alan ve tamamen erime süreçleri sonucunda oluşan erime dolinleri adı da verilen ve belli bir sıralanış gösteren dolinler, dağınık olarak tabakaya yerleşmiş olan dolinlere göre çok daha elverişli durumdadırlar. Gerçekten de vadi tabanında sıralanmış olan bu dolinler fazla su topladıkları için erime hızı artar. Aralarındaki uzaklıklar da fazla olmadığı için komşu dolinleri ayıran yamaçlar birkaç taraftan aynı zamanda eritilir. Bu durumda jeolojik olarak çok kısa bir zaman diliminde dolinleri ayıran kısımlar ortadan kalkar ve dolin çukurları birbirleriyle birleşir. Bu yolla meydana gelen karstik oluşumlara uvala adı verilir.

Tamamen karstlaşma yoluyla olmasa bile kısmen ilgili olarak oluşan daha büyük oluşumlara polye adı verilir. Bunlar uvalalara oranla çok daha büyüktürler. Uzunluk ve genişlikleri kilometrelerce olan polyeler vardır. Polyelerin kenar kısımları oldukça eğimlidir. Bu yüzden de tabanları çevrelerine göre genellikle bir kaç yüz metre daha alçaktır. Polyeler, çevreden gelen alüvyonlarla doldurulmuş olduğundan düz bir ova halindedirler ve başlıca tarım ve yerleşim sahalarını oluştururlar. Bununla beraber, birçok polye tabanı bataklıktır veya bazen geçici göller tarafından işgal edilir. Polye tabanının bataklık olması yeraltı drenaj şartlarına ve yeraltı suyu (ground water) seviyesine bağlıdır. Yeraltı suyu seviyesinin yükseldiği mevsimlerde polye tabanı sularla kaplandığı halde yeraltı suyunun alçaldığı mevsimlerde kurudur.

Düdenler

Uvalaların ve özellikle polyelerin tabanlarında, kenarlarında ve yamaçlarında yüzeysel suların yutularak yeraltına doğru kayboldukları gözlenir. Bunlar, yeraltı yollarının veya mağaralar sisteminin yeryüzündeki ağızlarını oluştururlar. Bu su yutan deliklere düden ya da subatan adı verilir. Bazı bölgelerde obruklar veya oluşum kenarındaki çatlaklar ve yarıklar da düden rolü oynayabilirler. Fakat obruklarla düdenlerin topoğrafik şekilleri arasında farklılıklar vardır.

Suçıkan

Karst bölgelerinin diğer bir özelliği de çok bol su veren kaynakların bulunmasıdır. Mağaralarda veya yeraltı dehlizlerinde toplanan suların hidrostatik basınç altında ve bazen sanki büyük bir akarsu oluşturmak istermişçesine yüzeye çıktıkları bu kaynaklara da suçıkan adı verilir.

İç Bağlantılar

Mağaraların Oluşumu

Dış Bağlantılar

Kaynaklar

  1. Barmanbek, B., Karst Oluşumları ve Terimleri, BÜMAK Delta 2, sy. 30-31, İstanbul 1986
  2. Erinç, S., Jeomorfoloji 2, İstanbul, 1971